.single

Asıl siz hangi yüzle gideceksiniz! 10 Kasım 2014 yenisafak.com yazısı

Arkadaş, insan bu kadar mı hazımsız ve kıskanç olur? Bu kadar mı “Aleviyim” demekten yıllarca çekinip, Alevi vatandaşlar rahatça “Aleviyim” demeye başladı diye karın ağrısı çeker? Alevi vatandaşlara, kendilerini değerli hissettiren bir Cumhurbaşkanına sırf kendisi gıcık oluyor diye o değerli hissedilişi midesi almaz. Başkanlık Sarayı”na her gideni adeta “vatan haini” ilan eder. Bir siyasi parti lideri, ana muhalefet partisi lideri yıllarca Alevilik üzerinden siyaset yapıp, sözüm ona Alevilerin haklarını savunurken Cumhurbaşkanı, Başbakan ve hükümetin alevi vatandaşlarla bir araya gelip bir sofrada bulunmasından neden bu kadar rahatsız olur?

Kimden söz ettiğimi anladınız! Tabi ki, Kemal Kılıçdaroğlu…

Cumhurbaşkanı Erdoğan”ın Alevi sanatçı ve STK”lara Cumhurbaşkanlığı Sarayı”nda verilen “Muharrem Aşı”na” katılmalarına “Hangi yüzle gidersiniz! Orada yedikleri helal değildir, haramdır.” sözlerine Alevilerden tepki geldi.

Hani biz söz var ya, “kavgada bile söylenmez” işte aynen öyle…

Kılıçdaroğlu”nun derdi, Alevi vatandaşların Cumhurbaşkanlığı Sarayı”na gitmeleri falan değil. Emin olun ne Cumhurbaşkanlığı Sarayı”nın maliyeti nede büyüklüğü Kılıçdaroğlu ve o zihniyettekilerin umurunda! Onların derdi sadece ellerine siyasi bir malzeme geçsinde siyaset yapalım.

İnsan haklarına ve inançlarına saygılı bir insan ve bir siyasi lider hangi kafayla Alevi vatandaşları küçümser, itham eder ve “hangi yüzle” demekle adeta yüzsüzlükle suçlar. Her şeyden önce ayıp ve günah; sonrasında ise bir siyasinin yapacağı en büyük delilik…

Asıl siz Sayın Kılıçdaroğlu, siz hangi yüzle millete, hangi inanç sisteminden olursa olsun bu ülkenin vatandaşlarına yüzsüz diyebiliyorsunuz?

Siz önce kendi yüzünüze bakın!

Sizin bu ülkenin halkını bırakın, kendi seçmeninizin yüzüne bakmaya yüzünüz mü kaldı Allah aşkınıza?

Ha bire seçim kaybedip istifa etmeyen, aksine “anlamlı oy kaybı” diye kendi seçmeninizi çileden çıkartan siz!

Kendi parti içinizde birbirinizi yiyen siz!

Ramazan”da iftarda rakı kadehi kaldırıp dinle dalga geçen sizin vekilleriniz!

Sokaklarda halkı şiddette teşvik eden siz ve sizin vekilleriniz!

O çok gıpta ettiğiniz Batı”da meşalenin cinayet aleti olarak kabul edilmesine rağmen, bu ülkede molotofun silah olarak kabul edilmesine karşı çıkan siz ve sizin vekilleriniz!

Okullarda din derslerine dahi tahammül edemeyen siz ve sizin vekilleriniz!

Camilerden rahatsız olan, cami eylemlerinde başrollerde yer alan sizin vekilleriniz!

513 camiyi kapatan, 1070 mescidi satan, camileri ahıra- depoya çeviren, imam-hatipleri kapatan, Kuran-ı Kerim okutulmasını yasaklayan, başörtüsünü yasaklayan ve ikna odalarını kuran sizin partinizin hükümet olduğu zamanlar değil mi?

Dersim katliamı hangi dönemde yapıldı? Dersim için özür dilediniz mi?

Atatürk”ün manevi kızı Sabiha Gökçen nereyi bombalamıştı ve hangi dönemde oldu bunlar?

Bu ülkede sağcısı solcusu gencecik bedenleri asan kimdi?

Darbeler hangi dönemlerde, hangi zihniyetlerde yapıldı?

Suriye”de, Gazze”de, dünyada binlerce insan katledilirken susan kimdi?

Berkin Elvan için sokakları ayağa kaldırıp, Yasin için gıkını çıkarmayan kimdi?

Adnan Menderes gibi halkın iradesiyle seçilmiş bir başbakanı ve kurmaylarını asan hangi zihniyetti?

Sizdiniz, sizdiniz, sizdiniz!

Kısacası milletin iradesini ortaya koyduğu her dönemde görünen şu oldu; Millet CHP zihniyetini istemiyor. Bunu istemeyen halkın iradesini de bu zihniyet darbelerle siyasileri asarak idam ediyor.

Ve her seferinde bu yapılan pislikleri ise halkın iradesiyle seçilenler temizliyor. Sizin astıklarınıza, yaktıklarınıza, bombaladıklarınıza iade-i itibarı hep halkın iradesi ile seçilenler veriyor!

İşte aradaki fark bu Sayın Kılıçdaroğlu…

Halkın iradesi huzur, kardeşlik istiyor; sizin iradeniz ise sadece kendi iradenizin doğru ve hâkim olduğu düzenleri, yani “diktatörlüğü” istiyor.

Bir de siz hiç ar duymadan Alevi vatandaşları, Cumhurbaşkanı”nın Muharrem Aşı davetine gitti diye “hangi yüzle gittiniz” diye tanımlayın.

Ayıp, ayıp, ayıp…

Hiç değilse inançlar ve gelenekler söz konusu olduğunda çenenizi tutmayı başarabilin.

Alevi vatandaşlar Hangi yüzle mi gittiler?

Tek bir yüzleri var oda insanlık, birlik, beraberlik, kardeşlik yüzü, işte o yüzle gittiler…

Tabi burada asıl rahatsızlık, alevi vatandaşların cumhurun başı ve hükümet ile iletişim içinde olmaları. İstenen bir huzur ortamı sağlamalarının önüne geçmek… Çünkü etnik köken, mezhep, inanç ve ırkçılık tartışmaları ve huzursuzluklar her zaman CHP”nin beslendiği durumlar olmuştur.

Nasıl ki, çözüm sürecinde hükümet Kürt vatandaşlarla iletişime geçip kendi göbeğini kendisi kestiğinde rahatsız olundu, işte şu anda CHP ve yandaşlarının rahatsızlığı da bu.

Alevi vatandaşlarla hükümet arasındaki huzur ortamı bunların işine gelmez. Bunların tek derdi, bu ülkede huzursuzlukların ve sorunların çözülmemesi, o kadar. Yoksa sev sevme- beğen beğenme bunca yıldır süre gelen tartışmaların üzerine en yüksek makamda Cumhurbaşkanı Sarayı”nda Cumhurbaşkanı ile Alevi vatandaşların bir arada olmasına memnun olunması gerekir.

Tabi konu gerçekten haklar özgürlükler ise…

Kendisi de Alevi olduğu halde, Alevi vatandaşlara “hangi yüzle gittiniz” diyebilen bir genel başkanı, bir siyasi lideri şiddetle kınıyorum.

Ve ayrıca soruyorum:

Ey, dün Sünnilere, Ermenilere, Hristiyanlara, ateistlere yani Cumhurbaşkanlığı Sarayı”na giden herkese “hain” muamelesi yapan, bugünde Alevilere yüzsüz diyen Kılıçdaroğlu!

Yarın ülkemize resmi ziyaretler başlayacak. Batılı liderler ve hatta ABD”li liderler bu saraya gelecekler öyle değil mi?

Peki, o zaman ne yapacaksınız?

Onlara da “Hangi yüzle gidiyorsunuz?” diyecek misiniz?

Madem o kadar delikanlısınız, o zaman bu çıkışınızı o zamanda görmek isteriz.

Ama tabi çok zor, hatta imkânsız…

Nerede sizde o yürek? Siz ancak kendi ülkenizde insanların huzurunu bozacak bir ortam var, bir olay var oradasınız?

Sokaklarda terör yapanı, taş atanı,dükkân yakanı, etrafı yıkanı alnından öpersiniz. Fakat Muharrem ayında inançlarını ve geleneklerini devletin en başıyla icra edene hakaret edersiniz.

Kusura bakmayın ama bu durumda asıl hangi yüzle bu halktan oy istiyorsunuz demek yanlış olmaz.

Asıl vicdansız, saygısız, hadsiz kim halk karar versin…

Bu ülkede CHP zihniyeti hâkim olana kadar ne ırkçılık, ne de mezhep ve inanç kavgaları vardı. Ne zamanki CHP zihniyeti diktatörce halkın tepesine bindi ve halkı ezmeye başladı işte o zamandan bu tarafa bozduğunuz dengeler tamir edilmeye çalışılıyor. Tam bir huzur ortamı olacak, yine bu zihniyet devreye girip ortalığı karıştırmaya kalkışıyor.

Yani konunun memleketin huzuru olmadığı açıkça ortada… Konu başka memleketlerin hoşuna gidecek davranışlarda bulunmak ise maşallah bu konuda bizdeki bazıları çok başarılılar.

Bırakın ülke idare etmeyi, siz gölge etmeyin, bu millet başka ihsan istemez sizlerden.

Bugün 10 Kasım; Gazi Mustafa Kemal”in ölüm yıldönümü…

Siz gidin mezar başında şovunuz yapın. Onun hayal ettiği “muasır medeniyetlerin” mimarı olmayı bırakın, o hayalin gerçekleşmemesi için elinizden geleni yapıyor!

Bugün hangi yüzle Gazi Mustafa Kemal”in anıt kabrine gidip saygı duruşunda bulunacaksınız, çok merak ediyorum!

Hangi hayalini gerçekleştirdiniz de gidip orada onu anacaksınız?

Mezardan ülke yönetmeye pek alışmıştınız, mezar siyaseti yaparak darbelerle diktatörlüğe pek alışmıştınız sizler…

Ama artık o devirler geçti…

Öyle, “Rahat uyu Atam!” demekle olmuyor bu işler mirim, olmuyor.

Çalışmak lazım, samimi olmak lazım, halkçı olmak, halkı düşünmek lazım, halka saygı duymak lazım, piyon olmamak lazım…

Gazi Mustafa Kemal bir kul olarak yerinde rahat mı değil mi bilmem; onu sadece Allah bilir ama bu CHP zihniyetinden rahatsız olduğunu söylemek yanlış olmaz. Diğer konuları bilmem ama CHP yüzünden rahatsız olduğu kesindir.

Bu vesile ile tüm ölmüşlerimize ve Gazi Mustafa Kemal”in Ruhuna El Fatiha diyelim…

Bazıları Gazi Mustafa Kemal”in “muasır medeniyetler” hayalini gerçekleştirmeyi bırakın, anlamaya bile anlayamazlar.

Eee, haliyle her zamanki gibi ne oluyor?

Yine iş başa düşüyor.

Yani halkın iradesi ile seçilenler Gazi Mustafa Kemal”in hayallerini gerçekleştiriyor. Mezar başı, kabir başı şovu yapanlar da öylece karşıdan bakıyorlar.

Bir yapanlar vardır, bir de bakanlar…

Artık anlayana…

| Yazar: Sevda TÜRKÜSEV | Kategori: Yazılar | 22 Kas 2014, Cumartesi |
.