.single

Futbol, spor değil rezaletin ta kendisidir! 17 Kasım 2014 yenisafak.com

Ne bu yahu!!!

Futbolu, spor diye millete yutturup sporun “S’siyle” ilgisi olmayan bu oyun üzerinden toplum kutuplaşıyor. Futbolcular spor olarak başladıkları bu oyuna profesyonel olarak devam etmeye başladıklarında ne oluyor?

Bizim futbolcuların çoğu parayı biraz bulunca kondisyondan düşüp reklamlarda, dizilerde boy gösterip, magazinsel bir hayata kendilerini bırakıyorlar. Eskiden sadece futbolcular bunları yapıyordu; şimdilerde eşleri de meşhur olmak için magazinsel hareketlerle gündeme geliyorlar.

Bu konuya nereden geldik? Pazar günü oynanan milli maçta kaleci Volkan’ın, seyircilerin çok ağır küfürlerine tepki olarak sahayı ve maçı terk etmesi olay oldu.

Öncelikle şunu özellikle belirtmek istiyorum; hiçbir gerekçe ile hiçbir küfür meşrulaştırılamaz! Kaldı ki, kaleci Volkan’ın geçmişinde küfür etmesi, tehditler savurması dahi ona küfür edilmesi için bir sebep değildir.

Stat kameraları taransın ve kim küfür etmişse gereği yapılsın…

Tüm küfürbazları kınıyorum…

Evet, profesyonel bir futbolcu yaptığı işte bu risklerin olduğunu bilerek yapar bu işi… Bu işte, seyirci standardı ve kalitesi sağlanması mümkün değildir. Aynı şey bizim içinde geçerli. Canlı yayında o kadar ağır küfürler geliyor ki, içimizden okurken dahi yüzümüz kızarıyor. Fakat biz canlı yayını terk edip gitmiyoruz. Ha kulağınla duymuşsun, ha yazarak sana küfür etmişler okumuşsun!

Bu tip işleri yapan insanların sabrı, yaptıkları işten daha büyük olmalıdır. Maalesef özellikle futbolda küfür en fazla kullanılan iletişim ve tepki şekli olduğu için futbolcular gerek kendi maçlarını, gerekse milli maçlarını kendini bilmez, terbiyesiz insanların küfürlerine tepki olarak terk etmeye kalksalar…

Aslında bu konu “yukarı tükürsen bıyık aşağı tükürsen sakal” misali bir şey…

Lakin “hamama giren terler” misali bu işi yapıyorsan, bu tip olaylara hazırlıklı olacaksın ve sabır göstereceksin.

Küfür edenleri asla meşrulaştırmıyoruz lakin milli maç da terk edilmemeliydi.

Teknik direktörünü çağırırsın ve “Oynamak istemiyorum, moralim bozuldu.” dersin, olur biter. Oda gereğini yapar.

Ayrıca şunu da merak etmiyor değiliz; Fenerbahçe’nin kalecisi olan Volkan, takımının birçok maçında küfür yedi ve kendiside küfür etti ama hiçbir maçı terk etmedi!

Fenerbahçe’nin bir maçını küfür yedi diye terk etseydi Aziz Yıldırım ne yapardı acaba? Gerçekten çok merak ediyoruz; Aziz Yıldırım’a nasıl bir açıklama yapardı?

Volkan Demirel “Milli takım forması üzerimdeyken küfür yemek ağrıma gitti!” demiş. Fenerbahçe forması üzerindeyken küfür yemek ağrına gitmiyor muydu?

Birde o küfür edenler hangi takımın taraftarları, bunu da merak ediyoruz…

Gerçekten tüm bunları çok merak ediyoruz?

Böyle bir olaydan sonra tüm bunlar yetmiyormuş gibi birde kameraların arasından hiçbir tedbir almadan Volkan ve Emre kendileri çıkıp gidiyorlar. Güvenlikçilerde basına saldırıp ortalığı karıştırıyor. Resmen, kasten basın mensupları güvenlikçiler tarafından dövülüyor!

Hepsi bir tesadüf mü çok merak ediyoruz?

Bu nasıl bir organizasyon, bunu da çok merak ediyoruz…

Tabi tüm bu olanlar, birden dünya basınında yankı bulmaya başlıyor, dünyaya rezil oluyoruz! Almanya’da dahil bir çok ülkede bu rezillik manşet oluyor.

İşte tüm bu olanlara tek bir açıdan değil birçok açıdan bakmak lazım…

Şu meşhur “ALGI OPERASYONU” meselesini unutmadan bu olanları iyice bir irdelemek lazım…

Algınızı sadece “edilen küfürlere” Volkan’ın “milli forma” açıklamasına yönlendirmeyin…

İyi düşünmek lazım… Maç, milli maç ve bu alınganlık milli maçta ortaya çıkıyor!Kendi takımının maçlarında yediği küfürlerden etkilenmeyen bir kalecimiz bu maçta çileden çıkıyor öyle mi?

Bayağı bir iyi düşünmek lazım…

Evet, işte bu olayda olduğu gibi futbolun bir spor olmadığı kabul edilerek, spor programlarından çıkarılması en doğrusu olacaktır.

Futbolcular spor olsun diye başladıkları bu işe meşhur olunca spor olsun diye değil para kazanmak için devam etmiyorlar mı?

Seyirci ne yapıyor?

Bu oyun seyirciyi nelere teşvik ediyor?

Seyirci spor olsun diye mi küfür ediyor?

Hayır, futbolcu denilen ama sadece bir şov işi yapanlar sahada enerjilerini atarken tribünlerdeki seyirci de içindeki enerjiyi küfür ederek birbirlerini döverek atmıyorlar mı?

Ve bu olanların adına da spor mu deniyor?

Katiyen spor olmayan bu oyunu spor kapsamında değerlendirerek televizyon ekranlarında halka spormuş gibi sunmakta yanlış…

Futbolun spor olarak tanımlanması sporun içeriğine bir hakarettir…

Madem futbolu spor olmaktan çıkarmışlar o halde layık olduğu yererde anılsın konuşulsun…

Ortada şiddet, küfür, terbiyesizlik vb. ne ararsan var ama spor programlarında futbolu dinleyip duruyoruz.

Tabi işin en acı taraflarında biriside küfür denen şeyin hep kadınlar üzerinden yapılması. Kadına, kadının kendi cinsel kimliği üzerinden küfür ederler, erkeğe de karısının, anasının, bacısının, kızının üzerinden küfür ederler…

Neresinden bakarsanız rezalet…

Futbolun toplumun zihinsel ve ruhsal gelişimine zararı olduğunu söylemek ne kadar yanlış olur? Galiba pekte yanlış olmaz…

Evet, gezi olaylarında futbolun siyasete ve şiddete nasıl alet edildiğini gördükten sonra artık kimsenin söylemlerine pek fazla inanasımız gelmiyor.

Mesele milli takım forması ise gerisi teferruat olmalıydı…

Mesele milli takım forması için bir şey yapmaksa o halde dünyaya rezil olmamak için daha fazla sabırlı olunmalıydı…

Mesele milli takımda oynamak ise o zaman gerçekten olaya milli bakılmalıydı…

Tabi mesele gerçekten milli takım ve forması ise…

İşte bu sebeple kaleci Volkan, madem bu kadar hassas o halde bu işi yapmayacak. Zira maalesef kendinin de gayet güzle küfür ettiğini düşünürsek bu seyirci iflah olmaz. Daha doğru her kim küfür ediyorsa o iflah olmaz…

Bu durumda açık ve net diyorum ki; futbol spor değil rezaletin ta kendisidir. Aynı televizyonlardaki diziler, yarışma programları, bazı şarkıcıların savruk hayatları gibi…

Evlatlarını “ya topçu ya popçu” yapmak için çırpınanlara duyurulur…

Artık anlayana…

| Yazar: Sevda TÜRKÜSEV | Kategori: Yazılar | 22 Kas 2014, Cumartesi |
.