.single

Seçmeninize “MEZE” muamelesi yapmayın! 8 Eylül 2014 yenisafak.com yazısı

Olmadı Sayın Kılıçdaroğlu, olmadı!

Seçmene bu kadar “meze” muamelesi yapılır mı?

Düne kadar alkol için demediğinizi bırakmadınız, insan sağlığını ve güvenliğini ilgilendiren alkol düzenlemelerinde bile ortalığı ayağa kaldırdınız, şimdi de çıkıp kendi partinizde alkol alanlara laf çakıyorsunuz!

Ne zaman hükümetin alkol ile ilgili bir söylemi olsa, “yaşam tarzına müdahale” diye siyaset yapan sizdiniz. Ayrıca sizin ve vekillerinizin veya herkim olursa olsun, kimsenin alkol almasına bir şey dendiği yok. O günlerde verilen tepkiler, mübarek günlerde içilen alkole idi. Yani, inançlara saygıya, mübarek günlere saygıya idi…

Parti kongresinde “Bana, çalışan adam lazım, rakı sofralarında konuşan adam değil!” diyerek, öncelikle kendi tabanınıza ve her şeyden önce Gazi Mustafa Kemal”e gönderme yapmış oldunuz. Zira herkes bilir ki, Gazi Mustafa Kemal, içki içerdi, içki masasında devlet işi de konuşurdu…

Bu sözü Ak Parti”den birisi söylemiş olsaydı, başta vekilleriniz olmak üzere birçoğunuz soluğu Taksim”de alır, “HEPİMİZ RAKIYIZ!” sloganları atardınız. Bir de zilzurna sarhoş oluncaya kadar içer, etrafı yakar yıkardınız.

Olmadı Sayın Kılıçdaroğlu, olmadı!

İşinize geldiğinde alkole sahip çıkacaksınız ama konu kendi menfaatiniz olunca birden alkol “tü- kaka” olacak öyle mi?

Siz söylediğinizde “yaşam tarzına müdahale olmaz” fakat başkası söylediğinde olur! CHP”nin ısrarla sağa kaymadığını söylerken, ne kadar sağa saplandığınızın farkında mısınız acaba?

Sağa kaymak bir tarafa, adeta sağa saplanmış, sağı saplantı yapmış durumdasınız. Yıllar önce Sayın Baykal”ın çarşaflılara rozet takmasıyla başlayan sağa kayma eğiliminde, emekli müftüler, MHP”li Mansur Yavaş”ın adaylığı, İhsanoğlu olayı ve bugün Mehmet Bekaroğlu”nun dahi CHP”ye kabulüyle CHP”nin sağa kaymada zirve yaptığı günlere geldiniz.

Her partinin bir ideolojisi olur. Ancak CHP”nin bilinen ideolojisi ile yani 6 ok ile bugün geldiği nokta oldukça farklı. Kısacası CHP”de ideoloji nâmına çok fazla bir şey kalmadığı gibi CHP, çakma ideolojilerle yoluna devam etmeye çalışan, ne “sosyal” nede “demokrat” adeta kimlik bunalımı yaşayan bir parti durumuna düştü.

Pardon, sizlerin sayesinde bu duruma düşürüldü!

CHP”nin kimliğini bize açıklayabilir misiniz?

Sağcı mı, solcu mu, ulusalcı mı?

Ya da ortaya karışık mı?

CHP”nin bu denli soldan sağa kayması bir kimlik krizinin sonucudur. Tabi tek partili dönemlerin saltanatından bu günlere geldiğiniz için ne yapacağınızı şaşırmış durumdasınız. Her zaman “tuzu kuru” bir CHP vardı; ya tek partili dönemde sefasını sürerdi ya da vesayetlerin hakim olduğu dönemlerde.

Şimdilerde düzen değişince, yani gerçek demokrasi ile yüzleşince afalladınız. O kadar afalladınız ki, sağa kaydığınızın dahi farkında değilsiniz.

Bal gibi de sağa kaydınız.

“Sosyal Demokrat Halkçı Partiyiz” diye ortaya çıkıp, çakma Recep Tayyip Erdoğan havalarında kurultayda nara atarsanız, böyle elinize yüzünüze bulaştırırsınız işte!

Erdoğan”ın ceket çıkarmasını taklit edebilirsiniz ama asla bir Erdoğan olmazsınız. Erdoğan”ın terlediği için çıkarttığı ceket, sizi yıllardır terletip bunalıma sokuyor.

CHP”nin geldiği noktaya bakın; Erdoğan ceketini çıkarıp kenara atsa, CHP için bir olay oluyor; hatta kurultayda imaj umudu oluyor.

Kendi siyaseti olmayan, işte böyle başkasının ceketiyle “ceket siyaseti” yapar.

Olmadı Sayın Kılıçdaroğlu, hiiiççç olmadı!

Siz vekillerinizin rakısına madem bu kadar içerliyordunuz da mübarek günlerde neden tepki vermediniz?

Madem bu rakı, bu kadar zararlı bir şeydi de Gezi Olayları”nda bira şişesiyle “TC” yazanları neden alınlarından öptünüz?

O günlerde Taksim”de her yer leş gibi içki kokarken, eylemciler sarhoş olup etrafı yakıp yıkarken, eylemcilere neden “Bize rakı içen gençlik değil, çalışan gençlik lazım.” demediniz?

Bu rakı bu kadar fena bir şeydi de alkol düzenlemelerinde hükümete neden destek vermediniz?

Ne oldu da birden CHP kurultayında Genel Başkanlık yarışında aşka gelip rakıya, yani alkole karşı tavır aldınız?

Madem bu kadar terliyordunuz, neden bu zamana kadar ceketinizi kendi edanızla çıkarıp kenara koymadınız?

Sizin seçmeniniz size “Yahu dur bir dakika, ne oluyor?” demez mi?

Olmadı Sayın Kılıçdaroğlu, olmadı!

Seçmeniniz, sizin kendi siyasetinize onları meze yaptığınızı hissetmez mi?

Bu kadar beceriksiz bir siyasetle belki kendi koltuğunuzu koruyorsunuz ama seçmeninizi ne yerine koyuyorsunuz, onu bir düşünmek lazım.

Sosyal demokrat halk, böyle çakma tavırlarla, çakma siyasetle oy verdiği partinin adamlarının beceriksizlikleri için meze olmayı hak etmiyor!

Kendinizle ve kendi tabanınızla ters düşmüş durumdasınız!

Olmadı Sayın Kılıçdaroğlu, olmuyor ve hiçbir zaman olmayacak!

Evet, CHP”nin en büyük sorunu, kendi kimliğinden uzaklaşıp başka bir kimliğe girmeye çalışan ama onu da başaramayan kimlik bunalımı içinde olmasıdır.

CHP kurultayından çıkarılabilecek tek bir sonuç vardır; o da”Kılıçdaroğlu ile mi devam edelim, Muharrem İnce ile mi devam edelim?” dir.

“Hükümet olalım mı, olmayalım mı, nasıl oluruz?” diye bir tavır yok. Kendi parti içine verilen mesajların dışında, dışarıya verilen hiçbir mesaj yok!

“Sorunları nasıl çözebilirsiniz?” sorusuna “Ak Parti gibi çözeriz!” cevabı veren bir CHP politikası vardı. Halk, problemleri çözen ve projeleri olan, hazır işleyen bir hükümet varken neden size oy versin ki? Bu halk aslı dururken, çakma bir Ak Parti olmaya çalışan başka bir partiye neden oy versin ki?

Kılıçdaroğlu ve İnce”nin kurultay konuşmalarında CHP seçmenine veya halka verilen hiçbir mesaj yoktu. Her ikisi de “o günkü kurultayı kurtarma” derdinde olan iki aday olarak mesaj verdiler, o kadar…

Ve tabiî ki, Muharrem İnce her ne kadar kaybetmiş gözükse de malum o laf üzerine, “mağlup olan galiptir bu yolda” misali aldığı oylarla Kılçdaroğlu”nun birçok kalesini yıkmış oldu. Kılıçdaroğlu bunu tahmin etmiş olmalı ki, elindeki son kalesi olan “Dersimli Kemal”im” sloganını kullandı.

Fakat maalesef hala “Ben Aleviyim.” diyemedi; hala Aleviliğe vurgu yapılmasını istemiyor; hala bir kimlik sıkıntısı içinde…

Bu kurultay Kılıçdaroğlu için son bir şans mı, göreceğiz ama şu bir gerçek ki, parti içinde kendisine karşı önemli bir başkaldırı söz konusu… Süreç belli; Kılıçdaroğlu gidecek, sadece kendi kendisini bitirerek bir gitme süreci içinde…

Sosyal Demokrat halkın istediği veya özlediği bir CHP maalesef yok ve iktidara oynayan bir CHP”nin olmasını beklemek çok fazla gerçekçi olmaz. CHP 90 yıldır hazır bulduğu iktidarlar üzerine oturmuş, vesayet ve darbelerle kendisini ifade etmiş bir parti olmuştur. Gerçek demokrasi hasıl olunca, CHP için demokratik yollarla iktidar olmak veya varlık göstermek mümkün değildir.

CHP”nin bugün ve bugünden sonra ancak ve ancak CHP olarak, yani bir parti olarak vefalı seçmenin oyunu koruma ve böyle muhalefet olma, varlık gösterme mücadelesi olur.

Rakıyı, alkolü sahiplendikleri kadar halkın değerlerini sahiplenselerdi; başörtüsüne ve halkın inançlarına tepki verdikleri kadar alkole, rakıya tepki verselerdi çok daha fazla yol almış olurlardı.

Mesele, ne rakı nede meze meselesi…

Mesele, “Bu halk için ne yaptın, bu halka ne kadar saygı duydun?” meselesidir.

Lakin bu halk içmeden de sarhoş olur; sandıkta da kimi meze yapacağını çok iyi bilir.

Yarasın…

Artık anlayana…

| Yazar: Sevda TÜRKÜSEV | Kategori: Konferanslar ve Eğitimler, Yazılar | 22 Kas 2014, Cumartesi |
.