Bedenimize dokunma” Sayın Vekil! 210 Ağustos 2014 yenisafak.com yazısı

Ana Sayfa » Yazılar » Bedenimize dokunma” Sayın Vekil! 210 Ağustos 2014 yenisafak.com yazısı

Yazar: Sevda TÜRKÜSEV | Kategori: Yazılar | 22 Kas 2014, Cumartesi |

Sadece bildiğini okuyan, halkı okuyamayan bir CHP varken, neden AK Parti iktidar olamasın ki?

Zaten AK Parti hükümetinde hizmet var, çalışma var, iletişim var, halkla bütünleşme var, o var, bu var; kısaca var da var.

Birde böyle beceriksiz muhalefet olunca sonuçlarda böyle oluyor işte…

Bana bir konu söylesinler ve içinde CHP”nin itirazı olmamış olsun. Malum, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu dün ” Cumhurbaşkanlığı yemin törenine gitmeyeceğim.” dedi.

Şaşırdık mı?

Tabi ki, hayır!

Bir partinin genel başkanı olmakla “lider” olmak farklı şeylerdir. Bir lider her ne olursa olsun gereğini yapar; çünkü halkın iradesi ile seçilmiş bir Cumhurbaşkanına bireysel tavır almak halka tavır almaktır. Hele bu halk, oy almaya çalıştığın kesimse, bu takınılan tavır külliyen fiyaskodur.

Tabi her zaman söylediğimiz gibi, CHP”nin halk ve devletçilik ile bir işi olmadığı için böyle davranıyor. Muhalefette kalmak için gerekli taban oyları zaten var ve onlar sadece o tabandaki oyu kaybetmeme derdindeler.

Bir de beceriksiz siyasetçi oldukları için, tüm olumsuzluklar onların muhalefetini garantilemiş oluyor.

Bugün Türkiye”de konuşulan, AK Parti ne olacak -ne yapacak- yeni kabinede kimler olacak vs… Aslında herkes oy verenler ve vermeyenler hepimiz AK Parti”nin 2023 hedefine uyum sağlamış ve o yolda yürüyoruz…

Özellikle oy vermeyenlerde bu yoldalar ama haliyle kabul etmek zorlarına gidiyor.

Bir partinin mevcut düzen üzerinde alternatifsizliği üzerinden yorumlar yapılıyor. Muhalefet de geçmiş kenara ya hakaret ediyor ya da birbirlerini yiyorlar. Ve işin garibi hiç de akıllanmıyorlar!

Sarıgül”ün genel başkanlık hevesi yüzünden başına gelenleri görmeyen Muharrem İnce genel başkan olabileceğini düşünüyor.

Adama sormazlar mı; “Yahu sen bu yollardan geçtin, o koltuğu sana bırakırlar mı? Sen bazıları tarafından seçildin mi ki, böyle bir yarışta hemen ortaya atlayıverdin?” demezler mi adama?

Ulusalcılar ayaklandı. Bu ayaklanmadan bir iş çıkacağını zanneden Muharrem İnce, bunu bir fırsat bilip hemen atağa kalktı ama bu iş öyle kolay iş değil…

Daha yolun başında Kılıçdaroğlu genel başkanlık yarışını kazandı diyebiliriz.

Diğer taraftan CHP Milletvekili Aylin Nazlıaka, Antalya”da en son açılan “Kadınlar Plajı”nı meclise taşıdı.

Kafaya bakın! Kadınlar plajını sadece tesettürlü kadınlara özel bir yer olarak algılayan bir milletvekili! Hem de kadın milletvekili…

Siz hangi halkın milletvekilisiniz, çok merak ediyorum? Bu ülkede başı açık birçok kadının, kadınlar plajına gittiğinden bihaber bir milletvekili!

Bu ülkede sadece tesettürlü değil başı açık kadınlarında bikini- mayo giyerek erkek önüne çıkmadıklarını bilmeyen bir milletvekili!

Ve adeta kadınların bedenini zorla erkeğe göstermeleri için konuyu Meclis”e taşıyan bir milletvekili!

Bir kadını, erkeklerin önünde denize girmesi için adeta zorlayıcı kurallar koymak resmen kadına şiddetin farklı bir şeklidir.

Ve kadınların, istedikleri yerde denize girmemeleri için engeller oluşturmaya çalışan bir kadın milletvekilinden söz ediyorum!

Gerçekten Aylin Hanım hangi milletten söz ediyor, anlayamıyorum!

Bunlar sadece kendi yaşam tarzları üzerinden hayata baktıkları için, gerçekte halkın istekleri ve ihtiyaçları hakkında en ufak bir fikirleri yok.

Kadınlar plajının, dini inançlarla ne kadar ilgisi varsa, kişinin alışkanlıkları ve yaşam tarzlarıyla o kadar bağlantılı olduğunu bilmeyen bir zihinsel saplantı söz konusu…

Aylin Hanım”ın mantığına ve bu konuya bakış açısına göre, o halde “kadınlar hamamı” da olmamalı… Kadın- erkek karışık hamamlarda var ama ayrı hamamlar da var. Bu toplumun gelenekleri-görenekleri var Aylin Hanım! Gelenekleri-görenekleri-alışkanlıkları ve sınırları var!

Ayrıca bu ülkede 60 yıldır kadınlar plajı var ve bu plajlara tesettürlü hanımlardan çok başı açık hanımlar giderler. Neden? Çünkü öyle rahat ederler ve öyle alışmışlar. Siz bunu anlayamazsınız belki ama biz anlıyoruz… Hatta “kadınlar plajı” sayısı az olduğu için AK Parti”yi bu konuda protesto ediyoruz…

Bu ülkede kadın- erkek karışık plajlar da var, kimse karışıyor mu?

Hayır…

O halde size ne oluyor? Siz hangi sıfatla, hangi mantıkla, hangi kafayla, hangi ideoloji ve gereksinmelerle bu işe karşı çıkıyorsunuz?

Biraz mantıklı olun ve düşünün! Biraz pembe köşkünüzden çıkın ve halkın arasına girin de görün halkın gerçeklerini… Zaten sıkıntı sizin halkın arasına girip onların gerçeklerini görmemeniz…

Çok şükür bu halk, sizlerin zihniyetinin farkında ve sizi hak ettiğiniz yerde tutuyor. Size kalsa, siz bu ülkede kadınlara etek boyu sınırlaması yapar “diz altı” etek giydirmezsiniz…

Sizin zihniyetinizin eline fırsat geçse, bugün güya saygı duyar gibi gözükmeye çalıştığınız başörtüsü için “takma yaşı” belirlersiniz…

Sanırım başörtüsüne 65 yaş sınırı falan getirmeyi dahi düşünebilirsiniz!

Size ne kardeşim, beden kadının kendi bedeni, istediğini yapar!

Denize girerken erkeğe kendini göstermek zorunda mı?

Lütfen Sayın Vekil Hanım, kadınlar üzerinden siyaset yapıp, kadınların haklarını gasp edercesine konuşmayın ve parlak fikirler üretmeye kalkmayın.

Bu talepleriniz tamamen kadın bedeni üzerinden diktatörce baskı kurmaya girer!

Bir kadın olarak size “BEDENİMİZE DOKUNMA” diyoruz!

Biz size karışıyor muyuz?

Sizde bize karışmayın lütfen ve işinize bakın.

CHP”de bütün problemleri hallettiniz de sıra “kadınlar plajına” mı geldi?

Aylar önce vekil arkadaşınız Nur Serter, “CHP”de kadınların önü kesiliyor; AK Parti”de kadınlar daha özgür.” demedi mi?

Sizin partiniz değil mi, Deniz Baykal”ın kaset davasında Nesrin Baytok”u silip geçti ve Baykal”ı tekrar milletvekili yaptı.

Çok modern (!) ve demokratik (!) olduğunuz için erkeğin “elinin kiri” oldu kadın. Ve kadın ise yok oldu gitti. Rahmetli Duygu Asena sağ olsaydı “Kadının Adı Yok” adlı kitabını bu olaya ithaf eder, bir daha da CHP”nin yüzüne bile bakmazdı!

Madem çok adaletli ve modernsiniz; ya ikisi de gidecekti ya da ikisine de sahip çıkacaktınız…

Bir erkek ilçe başkanınızın, kadın kolları başkanını dövdüğü zamanda siz kadın vekiller ortalarda yoktunuz?!

Yani kısacası bu iş, ne plajda kadın- erkek bir arada denize girmekle çözülür; nede girmemekle çözülür. Modernlik, bilgi, beceri, insanca yaşamak, düşünmek ve algılamak kafanın içindeki beyinle ve vicdanla alakalıdır.

Siz Kadınlar Plajı”na takılacağınıza, kendi parti içindeki kadınların yeri ve hakları üzerinde çalışmalar yapınız lütfen. Yapınız ki, belki CHP”ye bir faydanız olur.

Hem “kadınların özgürlükleri” diyorsunuz hem de kadınların kendi bedenleri üzerindeki tasarruflarına yasaklar için çırpınıyorsunuz.

Bu halkı anlayamadınız gitti.

Hoş, anlayacağınız da yok.

Evet, CHP zihniyeti sadece itiraz eder; bu onların alışkanlıklarıdır ve onlar hep sonsuza kadar itiraz edeceklerdir.

Lakin “Mühür kimdeyse Süleyman odur!” Ve mühür de halkta olduğu için halk da onları sonsuza kadar susturacaktır.

Artık anlayana…

2020 Copyright © SEVDA TÜRKÜSEV - Tüm hakları saklıdır.