ANA SAYFA » YAZILARIM
Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı’nın Eskişehir’de yaşadığı ortaya çıktı. Daha doğrusu öyleymiş de biz yeni öğrendik. Aldığı eleştirilerden sonra belediye meclisinde sanki arkadaşıyla dertleşiyormuş gibi üst perdeden “Ekmek yoksa pasta yiyin” kıvamında bir açıklama yaptı. Tabii bu açıklamada, anneliğini ön plana sürerek önceliklerinin çocukları olduğunu, her işten önce çocukların geldiğini söyledi.
Burada bir sorun yok, evet böyle olmalı ama madem öyle o zaman neden Bilecik’te yaşıyorsun çocuklarını ihmal ediyorsun ve Eskişehir’de yaşamıyorsun? Veya tam tersi; neden çocukları Bilecik’e almıyorsun, eşinin iş düzeni de oradaymış o yüzden.
Daha ne kadar görgüsüz olunabilir derken karşımıza yeni bir görgüsüzlükle daha doğrusu her görgüsüzlüğü adeta taçlandırarak karşımıza çıkıyorlar.
Eskiden görgüsüz insanlar vardı ama görgülüler görgüsüzlerden daha fazlaydı. Eskiden de insanlar birbirlerine hava atmayı severlerdi fakat bu kadar değildi. Özellikle sosyal medyanın artık hayatın tam merkezinde olmasından ötürü millet birbiriyle nasıl aşık atacağını şaşırdı. Hele ki zenginlerin görgüsüzlüğü de hiç çekilmiyor, yani para sahibi olup kişilik oluşturmamış tiplerin malıyla mülkü ile sahip olduklarıyla çıldırmışçasına davranmaları gerçekten üniversitelerde incelenmesi gereken bir vaka.
Oğuzhan Uğur cezaevine girmeden önce bir video çekmiş. Bu videoda adeta güya günah çıkarmış. Tabii ki zeki bir adam; gözaltına alınacağını ve tutuklanacağını öngörmüş ki topluma karşı kendini “Ben o zaman geri çekildim” açıklaması yapmış.
Oğuzhan Uğur bilgilendirme videosunu baştan sona dikkatle izledim.
Bugünleri görebileceğimizi bize 30 yıl önce birileri söyleseydi “Yok canım” derdik herhalde. Özellikle son zamanlarda başörtülü hanımlarınıza karşı gerek fiziksel gerekse sözlü saldırılar fazlalaştı.
Malumunuz yıllardır yeni bir anayasanın yapılması konuşuluyor, birçok konuda yeni anayasaya ihtiyaç olduğu gibi başörtüsü yani tesettür konusunun anayasada bir madde olarak olması çok önemli.